Fotoğrafçı Olmayan Fotoğrafçılar
İstanbul Modern’de, Murat Germen ve Orhan Cem Çetin’in birlikte her ay gerçekleştirdikleri, izleyici katılımına açık Çağdaş Fotoğraf Serileri söyleşi dizisinin bu ayki konusu, ana malzemesi fotoğraf olan, ancak fotoğrafçı kimliğini reddeden çağdaş sanatçılar. “Sanatçı” sözcüğünün disiplinler ötesi bir tanımlama haline geldiği günümüzde, özellikle kendisini belli bir malzemenin sınırları içine hapsetmek istemeyen, farklı alanlarda ürün verebilmek, birden fazla platformda ele alınabilmek isteyen sanatçıların, hangi disiplinden gelirlerse gelsinler benzer bir tutuma girdiklerini görmek mümkün. Öte yanda, ağırlıklı olarak hatta sadece fotoğraf ürettiği halde “fotoğrafçı”dan ziyade “fotoğraf kullanan sanatçı” ya da sadece “sanatçı” tanımlamasını tercih edenlerin sayısı az değil. Bu tutum, herhangi bir ayrıştırma içermeyen “fotoğrafçı” etiketinin söz konusu sanatçılar için yanıltıcı, küçültücü, basitleştirici bir konumlandırma olarak algılandığını akla getirebiliyor, bu kimliği taşımakta sakınca görmeyen diğerleri ile araya mesafe koyuyor. Söyleşide söz konusu tutum, örnekleriyle tartışmaya açılacak.
Gündelik yaşam ve gerçeklik ile güçlü bağları olan fotoğrafın herkes tarafından kolaylıkla üretilebilir hale gelmesiyle, kainatta var olan, hatta var olmayan herşeyin sanat nesnesi haline gelebildiği günümüzde, fotografik görüntüler de güncel sanatın vazgeçilmez malzemeleri arasına girmiş bulunuyor. Fotoğrafçı kimliğini benimsemeyen, fotoğraf eğitimi almadığı, bu alanda profesyonel çalışmalar da yapmadığı için esasen bu kimliği taşıması için herhangi bir nedeni de olmayan, başka disiplinlerden gelen birçok sanatçı, fotografik görüntüleri işlerine dahil edebiliyor, kimileri de neredeyse sadece fotoğraf üretiyorlar. Fotoğrafçı kimliği olmadan fotoğraf kullanan sanatçılar, bu görüntüleri bizzat elde edebiliyor ya da fotoğrafçılara sipariş edebiliyorlar.
Yarattığı gerçeklik yanılsaması, herkesçe malum belge değeri, gündelik yaşamın doğrudan izdüşümü olması nedeniyle, sanatsal üretim içinde fotografik görüntülerin özel ve yeri doldurulmaz bir konumu olduğu kesindir. Bu nedenle, sanatçıların fotoğrafa düşkünlüğüne şaşmamak gerekir.
Ne var ki, üretimini tümüyle bu alana daraltmış, bu alanda yetkinleşmiş, üretimini bu alanda kusursuzlaştırmaya çalışan fotoğrafçıların nezdinde, fotoğrafta yetkin olmayan, kimi zaman -mutlak mesleki kıstaslara göre- kusurlu hatta amatörlük düzeyinde işler üreten, ya da fotoğrafı bir profesyonele sipariş ettiği halde altına kendi imzasını atan sanatçıların varlığı, üstelik bu sanatçıların “tescilli” fotoğrafçılara göre kimi zaman daha kolay mecra bulabilmeleri bir sorun ya da en azından bir soru olarak algılanabilmektedir.
Bu çerçeve içinde en dikkat çekici tutum ise, bazı fotoğraf kökenli sanatçıların, ağırlıklı olarak fotoğraf üretmeyi sürdürdükleri halde kariyerlerinin belli bir noktasında fotoğrafçı kimliklerini reddetmeleri, “fotoğraf kullanan sanatçı” etiketi ile anılmayı tercih etmeleridir. Temel soru bu noktada oluşur. Söz konusu tutum, sanatçının salt “fotoğrafçı” kimliği ile anılmasının, orta yerdeki yapıtların izleyici, eleştirmen, galerici, küratör, koleksiyoncu, sanat tarihçisi vb tarafından sanatçının tercih etmediği, daha farklı biçimlerde algılanacağını ima etmektedir. Sanatçının kimliği gerçekten böyle bir algı farkı yaratır mı? Kimlik sadece beyanla oluşur mu? Külliyat, sanatçı kimliğinin oluşmasında temel bir ölçü değil midir? “Fotoğrafçı” kimliği, sanatçıyı ve yapıtı değersizleştirir, küçültür, basitleştirir mi? Ya da fotoğrafçı kimliğinin reddi sanatçıyı ve yapıtı yüceltir, onlara değer katar mı?
Söyleşide, bu sorularla özetlenebilecek kimlik karmaşası, farklı boyutları ve örnekleri ile tartışmaya açılacaktır.
NOTLAR:
- sanatçı (pop, arabesk, fantezi, vb.)
- kendi içinde çağdaş / modern / kavramsal / güncel gibi çeşitli ayrışımlar var ve tam bir anlaşma zemini yok gibi
- insanın etiketi “sanatçı” hele hele “güncel sanatçı” olmayınca dışlanma olasılığınız yüksek, ve bu olgu sadece işinizin içeriği ile ilgili bir durum değil
- “fotograf çekmek” ve “fotograf yapmak” arasındaki fark aşılabildiği sürece sanatçı / fotografçı ayrımı çok anlamlı gelmiyor
- fotografı kendi mecrası içinde “belgesel” ve “sanatsal” arasındaki fark, fotografın güncel sanattaki kullanımı söz konusu olduğunda ilginç bir boyut alıyor. güncel sanatta fotografın çok kere “belgesel” nitelikte kulanıldığını görüyoruz, dolayısı ile aradaki fark sizin kim olduğunuz ve işinini nasıl sunduğuzla bağıntılı olarak oluşuyor. bunu takiben, güncel sanat iddiasında olmayan belgesel nitelikli “fotograf” çalışmalarından da benzer bir keyif almak olası değil midir?
- kendini öncelikle sanatçı olarak tanıtan ve ifade aracı olarak fotograf kullanan bireylerin işlerinin, fotograf tartışmaları içinde muhakkak yer alması gereklidir
- başka disiplinden gelen insanların fotografı kullanmasının dışında, fotografın da diğer disiplinleri kullandığını söylemek yanlış olmaz (resim, heykel, mimari, tasarım, vb.)
justin carville makalesi: (“irlanda’da fotograf ve güncel sanat” adlı makale)
son 3-5 senedir çağdaş sanat işlerinde fotograf kullanımı gözle görülür şekilde arttı. bunun nedenlerinden birisi fotografı araç olarak kullanan sanat okulu mezunlarının sayısının artması. lens tabanlı iş yapan sanatçılar arasında “turner ödülü” gibi çok prestijli ödüllere aday gösterilenlerin sayısı arttı.
fotografın sanata araç olması yeni birşey değil ama kavramsal sanat ortaya çıkalıberi bu kullanım daha yoğunlaşmış. performans ve bağlama/zamana/belli bir mekana bağlı sanatın belgesel kaydını sergi mekanlarına taşımanın yolu olarak fotograf kavramsal sanatın içine ister istemez girdi.
fotografın varsayılan gerçekçi, kayıtsız ve nesnel niteliği de bir araç olarak kullanılmasında etkili oldu ve kavram sanatçıları başka türlü kaydemeyecekleri anları fotograf aracılığı ile seyirci önüne getirdiler.
popüler kültürün son zamanlarda sanata daha çok girmesi fotograf kullanımının artmasına yol açan etkenlerden birisi. popüler kültür “satmak” istediği imgesini çoğunlukla fotograflar yoluyla enjekte ettiği için popüler kültürün sanata girmesi söz konusu olduğunda fotografın devreye girmesi de çok anlaşılabilir bir durum.
fotografın farklı kültürel yorumlara yol açabilmesi ve öngörülemez bir öyküsellik potansiyeli barındırması da kavramsal sanat içinde kullanımını destekleyen başka bir olgu.