Türkiye’de genç kuşak fotograf pratiği
Yıllar öncesine kısa bir bakış attışımızda, bu coğrafyadaki eski fotograf pratiğinde hayli kişisel sayabileceğimiz bir odaklanma algılamak olası. Türkiye fotografı olarak adlandırılabilecek bir genel yaklaşımdan daha çok, çeşitli bireylerin çalışkanlıkları ve/veya estetik, teknik konulardaki becerileri ile ön plana çıktığını görüyoruz. Bu yılların klasik yaklaşımı benimsemiş birçok önemli isminin genç fotografçılar ve yeni fotografçılık pratiklerine olumlu baktığını, ellerindeki birikimi aralarında ve/veya yeni isimlerle paylaşarak daha zengin bir üretim ortamı yaratmak amacı taşıdıklarını söylemek zor.
Şimdilere baktığımızda ise çok daha fazla sayıda genç fotografçının işleri ile güçlü bir şekilde varolabildiğini mutlulukla görebiliyoruz. Bu sayının artması; tema / kavram olarak belirlenen konuların çeşitlenmesi ve çoğullaşmasına, her fotografçının hizmet ettiği genel kurumsal bir tarih yerine bireylerin kendi tarihlerine odaklanmasına, ve sonuç olarak belki de artık olası bir “Türkiye fotografı” kavramının temellerinin atılmasına yol açıyor. İstanbul Modern’de Orhan Cem Çetin ve Murat Germen tarafından yürütülen Çağdaş Fotograf Serileri, bu kez, Türkiye’deki genç kuşak fotograf pratiğinin nabzını tutarak genç nesil fotograf üretiminin ülke fotografına nasıl katkı sağladığını irdeleyecek.
karşılaştırmalar
- eskiden estetiğe fazla düşkünlük vardı, şimdi de bazı akımlarda anti-estetiğe fazla düşkünlük var.
- eskiden kurallara bağlılık vardı, şimdi kurallar eskisi kadar muteber değil (altın oran, netlik alanı, odaklama, kadraj, 3’te bir bölünmesi, fazla pozlama, contre-lumiere, istifleme vb.) http://www.ivarsgravlejs.com
- eskiden şehirlerin “güzel” yerlerine gidilirdi, şimdilerde ne kadar yıkık dökük yer varsa oraya gidiliyor
- eskiden an yakalanırdı şimdilerde an yaratılıyor
- eskiden portrelerde kendine has ifade yakalamak önemsenirdi ve özneler o amaçla manipüle edilirdi, şimdilerde ifadesizlik ön planda ve özne manipülasyonu farklı bir yönde (deadpan)
- eskiden toplumsal / görece daha kollektif hikayeler anlatılırdı şimdilerde daha çok kişisel hikayeler anlatılıyor
- eskiden tabu olan konuların üzerine çok gidilmezdi, şimdi tabular tabu olmaktan çıkmak üzere
- eskiden insansız fotograf olmaz denirdi, şimdilerde insansız fotograf da olabildiğini görüyoruz
- eskiden tekil fotograflar ön planda idi, şimdilerde daha çok seriler halinde çalışılıyor
- eskiden daha erkek egemen bir hal vardı, şimdilerde dişi fotografçılar çok daha fazla (ne mutlu bize)
- eskiden teknik mükemmeliyet fazlaca önemli idi, şimdilerde o derece ön planda değil, hatta nerdeyse “olmasa daha iyi olur” gibi
saptamalar:
- moda, akım, özgünlük, küresellik
- belgesel daha özgün duruyor, çünkü konular daha yerel
- çeşitli fotografik teknikler özgün anlatım biçimlerine ve yeni estetiklere zemin sağlıyorlar; sayısal kamera, analog kamera, polaroid, teknik olarak müdahale edilmiş kameralar, lomo, yazılım desteği ile üretilen çok farklı estetik ve nitelikte işler var
- metin hem kavramsal anlamda hem de estetik grafik öge olarak daha fazla kullanılıyor
- daha çok uluslararası sergi, etkinlik, başarı
- çoğulluk, zengin yelpaze,
- “burun kıvırma”yı azaltmak lazım, kendini fazlaca önemsemek insanın yolunu keser